Hollanda İş Piyasasında Beklenmeyen Olumlu Gelişmeler


  • Kayıt: 28.01.2026 17:13:49 Güncelleme: 28.01.2026 17:14:58

Hollanda İş Piyasasında Beklenmeyen Olumlu Gelişmeler

Türk Diasporasının İş Piyasasındaki Süregelen Olumlu Gelişmeleri Raporu

Arbeidsethos / İş ve Çalışma Etiği

Nejat sucu

Yaşamak için mi çalışmak, çalışmak için mi yaşamak?

Werken om te leven of leven om te werken?

Her ikisi de olabilir. Elbette amaç mutlu bir yaşamdır. İnsana yakışır, kabul edilebilir bir gelecek önemlidir. Göçmenlik, gurbet ve Hollanda diasporasında bütün gelecek umutları ve beklentileri bu çerçevede şekillenmektedir.

Hollanda iş piyasasında nitelikli ve nicelikli insan kaynağı eksikliği bulunduğu açıkça görülmektedir.

Önsöz

Hollanda’da mevcut iş gücü piyasasında nitelikli, nicelikli ve kalifiye eleman ihtiyacı artmaya devam etmektedir. Mevcut olmayan bir kaynağı değerlendirmek mümkün değildir.

Çalışma şartlarının her geçen gün ağırlaşması, uzun çalışma süreleri ve yüksek verim beklentisi; çalışanların daha fazla rahatsızlanmasına ve uzun süreli hastalık iznine ayrılmasına neden olmaktadır (2 jaar ziektewet).

“Bu çalışanı neden işe aldınız?” sorusuna bir bölüm şefinin verdiği cevap oldukça çarpıcıdır:

“Ebenizi bile işe getirseydiniz onu da işe alırdım.”

Eğitimli eleman eksikliğinin yaşandığı Hollanda’da, emeklilere dahi çalışma teklifleri yapılmaktadır (vraag en aanbod).

65 yaş ve üzeri emeklileri istihdam eden özel iş büroları da bulunmaktadır (Uitzendwerk 65+ voor ouderen en gepensioneerden).

Bir bakıyorsunuz, bir arkadaşınızın emekliliğine birkaç ay kalmış; buna rağmen kendisine bugün bile iş teklifi yapılabiliyor. Sağlık sektöründe serbest meslek sahibi olarak (ZZP’er – Zelfstandige Zonder Personeel) çalışması öneriliyor.

Bu bir şaka değil, Hollanda gerçeğidir.

Hollanda’daki 342 belediye, uzman ve eğitimli personel bulmakta ciddi zorluk çekmektedir. Bu noktada Türk, Faslı ve diğer göçmen kökenli gençlerin belediyelerde görev almaya başlaması umut vericidir.

Önümüzdeki yıllarda, eğitimli ve donanımlı Türk gençlerinin belediyelerde daha fazla sorumluluk alması beklenmektedir.

Önümüzdeki 10 yıl içinde belediyelerde çalışan yaklaşık 200 bin memurun %30’unun emekli olması öngörülmektedir. Bu da en az 30–40 bin yeni belediye çalışanına ihtiyaç doğuracaktır.

Hollanda, 27 Avrupa Birliği ülkesi arasında işsizliğin en düşük olduğu ülkelerden biridir.

2025 Ekim ayı itibarıyla Hollanda’da toplam işsiz sayısı 408 bin (%4) civarındadır.

Her 100 işsize karşılık 97 açık iş ilanı bulunmaktadır. Önceki yıllarda bu oran 104’tü.

Nüfus artışı sınırlı olmakla birlikte; mülteci akını, iş gücü göçü ve bilgi göçmenleri sayesinde Hollanda nüfusu artmaya devam etmektedir.

27.01.2026 itibarıyla Hollanda nüfusu 18.131.007’dir.

Mültecilerin Hollanda’ya geldikten sonra mesleki yeterlilik kazanması uzun ve zorlu bir süreçtir. Özellikle Orta Doğu’dan gelen mültecilerin toplumsal hayata ve iş piyasasına katılımı sancılı olmaktadır.

Bugün Hollanda’daki 200–250 bin Suriyeli mülteciden yaklaşık 50 bini, 342 belediyeden sosyal yardım (Bijstand) almaktadır (CBS).

Nitelikli ve nicelikli insan kaynağı ihtiyacının önümüzdeki 10 yılda kronik bir sorun olarak büyüyerek devam etmesi beklenmektedir.

Türkler Açısından Olumlu Gelişmeler

  1. Her ne kadar duygusal olarak hem Hollandalı hem Türk olduğumuzu söylesek de, Hollanda’ya entegre olmuş, uyum sağlamış ve asimilasyon sürecine girmiş bir Türk toplumu gerçeği vardır.
  2. Yaşlanan Hollanda toplumunda yılda 171 bin kişi hayatını kaybederken, doğan çocuk sayısı 165 bindir. Göç olmasa nüfus artışı mümkün değildir.
  3. Türk toplumu, son 40 yılda eğitim seferberliği sayesinde mesleki eğitim düzeyi bakımından Hollandalılara yaklaşmıştır.
  4. Türkiye’den yeni gelenlerin büyük bölümü bilgi göçmeni (kennismigrant) ve akademik eğitimlidir.
  5. Çalışma kültürü ve milli gelirden pay alma isteği, uyum ve toplumsal katılımı hızlandırmaktadır (meedoen en meetellen).
  6. Son 10 yılda Hollanda ekonomisi %21 büyürken, çalışabilir nüfus yalnızca %6–7 artmıştır. Bu durum, eğitimli Türk kökenli iş gücünü daha da değerli kılmaktadır.
  7. Çalışmak istemeyen veya çalışamayan nüfus yaklaşık 3,2 milyon kişidir.
  8. Sosyal devletin sunduğu 250’yi aşkın destek ve sübvansiyon, bazı kesimler için çalışmayı zorunlu olmaktan çıkarmaktadır.
  9. Ekonomik büyümeye rağmen iş gücü verimliliği artmamaktadır (arbeidsproductiviteit stagneert).
  10. Hollanda’da iş gücüne katılım oranı %76–77 seviyesindedir; ancak Hollandalılar iş-yaşam dengesine büyük önem vermektedir.

Almelo’daki bir parkta, Koninklijk Ten Cate Tekstil Fabrikaları sahiplerinden Robert Ten Cate’nin heykelinde şu ifade yer almaktadır:

“Arbeid tot aller welzijn” – Çalışma herkesin refahı içindir.

Bu, onun yaşam felsefesiydi.

Sonuç olarak; işverenler, sendikalar ve devlet kurumlarının ortak platformlarda iş birliği yapması hayati önem taşımaktadır (topoverleg).

Olumlu yön nedir?

Hollanda’da kuvvetler ayrılığına dayalı, güven veren bir devlet yapısı bulunmaktadır. Bu durum, yabancı sermaye girişini de teşvik etmektedir.

Artan iş gücü ihtiyacı sayesinde, geçmişte ayrımcılığa uğrayan Türk ve Faslı kökenli gençlerin iş bulma şansları da yükselmektedir. İşverenler artık etnik kökenden ziyade nitelik ve kaliteye odaklanmaktadır.

Saygılarımla,