Hollanda’da İstemeyi Bilebilmek ve İstemesini Öğrenebilmek Gerek


  • Kayıt: 30.01.2026 07:33:41 Güncelleme: 30.01.2026 07:34:52

Hollanda’da İstemeyi Bilebilmek ve İstemesini Öğrenebilmek Gerek

Hollanda’da 500 bin kişilik Türk toplumunu temsil eden ortak bir kurum ve güçlü bir lobi grubu bulunmuyor. Bunun nedeni ise birbirimizden çok farklı kulvarlarda ve fraksiyonlarda yer almamız. Oysa yaşamın doğasında farklılıklar olsa da ortak konularda birlikte hareket edebilmek önemlidir.

Bizim durumumuz ne? Evet, “Ağlamayan çocuğa meme vermezler.” Ortak sorunlarımızı çoğu zaman bilemiyor ve dile getiremiyoruz. Hükümet kurulma aşamasında Hollanda’daki lobi kurumları, gelecek yıllarda bütçeden pay alabilmek için koalisyon partilerinin ve formateurün kapısını aşındırdı; D66, VVD ve CDA ile onlarca görüşme gerçekleştirdi.

Gelecek yılların bütçe dağılımında paylarını artırmayı talep ettiler. En azından kendileri için tasarruf yapılmamasını bekliyorlar.

Hollanda tarihinde bir ilk ve Türk seçmeni

Hollanda siyasetinde Türklerin ve Faslıların oyları olmadan D66 partisinin büyümesi ve tarihinde ilk kez Rob Jetten’i başbakanlığa taşıması mümkün olmayacaktı. Bundan sonra bakanlık ve devlet sekreterliği görevlerinin dağılımı yapılacak ve yeni azınlık koalisyon hükümetinin bir ay içinde Hollanda Kralı Willem-Alexander tarafından sarayda kabul edilmesi bekleniyor.

Peki ya biz? Karanlıkta sevdalısına göz kırpan bir âşık gibiydik. Yaklaşık 50 yıldır Hollanda’dayız. Bu durum, Nevşehir Kız Öğretmen Lisesi’nde üç gencin üç yıl boyunca seçtikleri sınıf arkadaşlarına gizlice hayranlık beslemesine, ancak onların bundan habersiz olmasına benziyor. Hollanda’daki varlığımız da çoğu zaman böyle masum ve sessiz kaldı.

Koalisyon partileri “Conclaaf”ta

28 Ocak 2026 akşamı kapalı kapılar ardında D66, VVD ve CDA partilerinin Temsilciler Meclisi grupları koalisyon sözleşmesini görüştü ve Rob Jetten hükümetini onayladı. 30 Ocak Cuma günü resmi açıklamanın yapılması bekleniyor.

Yine bizler hazırlıksız yakalandık. Peki, gelecekte aynı duruma düşmemek için ne gerekli?

Hiçbir sivil toplum kuruluşu, vakıf ya da federasyon tek başına tüm Türk toplumunu temsil edemiyor. En doğru yaklaşım, ortak bir lobi grubu oluşturarak birlikte hareket etmek olacaktır.

75 bin nüfuslu Moluklular kadar olamadık mı?

1980-1990 yılları arasında Hollanda polisi, Moluklu eylem gruplarına orantısız güç kullanmış; Molukların danışma kurumu De Molukse Raad ise bunu “gereksiz operasyon” olarak nitelendirmişti.

Yüzyıllar boyunca Hollanda’nın sömürgesi olan Endonezya adalarından gelen Güney Moluklular, Hollanda ordusunda görev yapmış ve 25 Nisan 1950’de bağımsızlık ilan etmişti. Ancak bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmış ve yaklaşık 35 bin Moluklu aileleriyle birlikte Hollanda’ya göç etmek zorunda kalmıştı.

Hollanda devleti, onlara geçici misafir statüsü verileceğini ve bir gün bağımsız devletlerini kurmalarına yardımcı olunacağını vaat etmişti. Ancak zamanla bu sözler unutuldu.

Bugün Hollanda’da yaşayan yaklaşık 75 bin Güney Moluklu, kendi cumhuriyet idealleriyle yaşamayı sürdürüyor. Her yıl 25 Nisan’da düzenlenen anma törenleri sembolik nitelik taşıyor.

Yeni evlenen gelin ve damat gibi

Nevşehir’in Göre Kasabası’nda yeni evlenen çiftler, bir hafta sonra aile büyüklerini ziyaret eder ve kendilerine verilecek hediyeleri beklerdi. Önceden ne isteyeceğini bilen gelin, taleplerini açıkça dile getirirdi. Bu, verilen sözlerin tutulup tutulmayacağının da bir göstergesiydi.

Bizler ise Hollanda’da ne isteyeceğimizi, kimden, ne zaman ve nasıl talep edeceğimizi yeterince bilmiyoruz. Bu nedenle Türklerden oluşan bir Danışma Kurulu’nun (De Adviesraad voor Turkse Nederlanders) oluşturulması artık acil bir ihtiyaçtır. Bu yapı, ortak hedeflere ulaşmak için önemli bir toplumsal adım olacaktır.


Mustafa Nejat Sucu