1 Nisan Şakası Değil: Salon Sosyalizmi Sol Fraksiyonların Elinden mi Gidiyor?


  • Kayıt: 02.04.2026 21:35:22 Güncelleme: 02.04.2026 21:35:22

1 Nisan Şakası Değil: Salon Sosyalizmi Sol Fraksiyonların Elinden mi Gidiyor?

Mustafa Nejat Sucu

Eskiden sol akım ve fraksiyonlarda faaliyet gösteren ve benimseyen kimi kişiler ve grupları beğenmez, onları “salon sosyalisti” olmakla suçlar, dışlar ve gerçekten “ütopik sosyalist” olduklarını, bilimsel sosyalizmden uzaklaştıklarını duyar ve okurduk.

Bugün bende oluşan düşünce şu: Bu sabah artık eylemlerini salonlara taşıyan ve sokaklara çıkmayan, devleti ve devlet erkânını yönetmekle sorumlu ve imtihan olan milli ve İslamcı kesimlerin artık salon sosyalizmine sahip çıktıklarını ve o özlenen “lüks salon ve burjuva sosyalistlerine” benzemeye başladıklarını görmekteyim.

Artık lüks, gösterişli yaşamlar; Paris ve Londra’dan giyimler ve o pahalı lüks Porsche, Mercedes, Audi ve BMW arabalar… Tabii ki bu arada dolara ve avroya sahip olma tutkusu da yatmakta. Gelin bir bakalım: Aksaray, Nevşehir, Yozgat, Kayseri ve Niğde gibi muhafazakâr seçmenin daha yoğun bulunduğu illerimizde dolar ve avro mevduat hesaplarında Türkiye birinciliğinde olan şehirlerimiz var. Savaştan yeni çıkmış, yıkılmış ve yüklenmiş bir Suriye var. Ya onun devlet başkanı Eş-Şara’ya ne demek; sen 150 bin avroluk saat kullan. Bizde bir laf vardır: “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” deriz.

Toplumsal gerçekten uzak bir yaşam

Hollanda dâhil olmak üzere politik güven her geçen gün azalmakta ve politik güveni veremeyen, Hollanda’yı yerel, bölgesel, ülkesel ve Avrupasal düzeyde yöneten Hollanda partileri, var olan “hiper evrensel krizlere” merhem olamıyorlar.

Kapitalizmin ve emperyalizmin temsilcileri hiç çekinmeden, korkmadan ve pervasızca dünya bölüşüm düzenini, bizlerin yüzüne baka baka, bizlere doğru olanı yaptıklarını söylemeye çalışıyorlar. Bilgi, tepki ve gerekli olan alternatif bir yaşam ve evrensel düzenden çok da bahseden yok Hollanda’da.

Bu hafta Hollanda’da sosyalist ve Yeşil Sol hareketine yeni bir isim bulundu.

Hollanda Yeşil Sol ve İşçi Partisi (GL–PvdA) birleşme yolunda yeni bir isim buldu: “Progressief Nederland” olarak değiştirilir; ancak bir türlü Hollanda halkının umudu olan Almelo işçi semti Riet’te, 1994–1998 yıllarında sadece bir sandıktan kullanılan oyların yüzde 65’ini (650 oy) alan PvdA’yı Almelo’da göremiyoruz.

Gelecek günlerde sosyal demokratlar ve Yeşillerin Hollanda halkına nasıl bir yaşam güvencesi (toekomstzekerheid) sunacaklarını görmeyi gönülden isterim, ama…

Halktan kopuk bir yaşam

Ne kadar politik yaşam ve varoluş gücünü ve desteğini halktan alsa da, var olan sorunlarda halka gerekli olan çözümü sunamamaktalar.

Evet, yapılan politik hizmetin ve görevin gereği olarak belediyelerin halk temsilcileri (gemeenteraadsleden) çok zamanlarını toplantıdan toplantıya geçirmekte ve halktan, seçmenden uzaklaşmaktadırlar.

Bugün Hollanda’daki büyük geleneksel politik partiler her seçimde oy kaybetmekteler ve var olan bir kişilik partiler, 342 belediyede 2018 yılında 479 iken, son seçimlerde, 16 Mart 2022’de (eenmansfracties) bir kişilik temsilci sayısı 593’e ulaşmış bulunmaktadır.

Daha az ilgi ve seçime düşük katılım, var olan küçük parti gruplarının ve bir kişilik halk temsilcilerinin daha çok katılımını ve sayısal olarak çoğalmalarına olumlu katkı sağlamaktadır.

Var olabilecek çözüm nedir?

Politika, var olan bütçeden 2026 yılında Almelo şehrindeki 392 milyon avroluk yıllık bütçeden (politieke keuze), sosyal domain dediğimiz fakirlere ve fakirlikle mücadeleye ödenekler ayrılan bütçe olan 203 milyon 388 bin avroyu ayırmaktır. Pay ayrılan vatandaştan da gücü nispetinde destek ve toplumsal katılım payı (tegenprestatie / deelname / participatie samenleving) beklemek en doğal hak olması gerekir.

Saygı ve sevgilerimle