Misyonu ve Vizyonu Olmayan Hollanda Türk Toplumu Ne Kadar Verimli ve Üretken?


  • Kayıt: 15.10.2026 16:56:11 Güncelleme: 15.10.2026 16:56:11

Misyonu ve Vizyonu Olmayan Hollanda Türk Toplumu Ne Kadar Verimli ve Üretken?

Biraz önce bir derginin yayımladığı haberlere ve yazarlara şöyle bir göz attım. Genelde hep bildiğimiz şeyler ya da var olan gelişmelerin gerisinde kalan, geç gelmiş haberler olarak değerlendirdim.

Yine Türk toplumunu temsil eden 200’e yakın belediye meclisi üyesi, sembolik ve muhafazakâr politikalar üretmekten geri durmuyor. Ancak toplumsal katılıma, gelir adaletine; gelecekte eşit ve kaliteli bir yaşama yönelik önergelerini ya da girişimlerini maalesef göremiyorum.

Gelecek, geçmişten daha mı önemli?

Geçmişi iyi anlayarak geleceğe yön, şekil ve içerik vermek elbette önemlidir. Gelecekte birlikte yaşamı savunan, yaşamın ve toplumun mühendisliğini yapanlar her zaman haklı ve kazançlı çıkmışlardır. Hollanda’da şehir ve yerel yönetimlerde; bu konuda örnek gösterilecek bir bağlılık, hizmet aşkı, sorumluluk, eşit ve adaletli duruş sergileyen ve bütün şehir halkını kucaklayan yönetimlerin içinde bulundum. Hristiyan olmasına rağmen Almelo’daki camimiz için "Bizim camimiz" diyebilen bir encümen üyesiyle ortak çalışma olanağım olduğu için kendimi her zaman şanslı saydım.

Gelecek politikaları nasıl olmalı?

Bizler, Hollanda toplumunun bir parçası olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyoruz. Kimin daha "iyi Hollandalı" olduğunu bilemem ama asıl önemli olan Hollanda’da kaliteli bir geleceği inşa edebilmektir.

İsteyen, hayatına istediği gibi yön verecektir; kimsenin özgür yaşamına pranga vuracak değiliz. Zaten Hollanda’da bireysel özgür yaşamın sesini kısamazsınız, pranga hiç vuramazsınız.

Gelecek yıl daha da zor geçecek

Küresel ve bölgesel çatışmalar; doğal iklim, enerji ve gıda kaynaklarına ulaşmamızı daha da zorlaştıracak gibi görünüyor. Önümüzdeki yıllarda yaşam için gerekli olan enerji ve gıda daha da pahalanacak.

Bu durum; dar gelirlilerin fakirleşmesine, gıda ve enerji yoksulluğunun (voedsel en energiearmoede) artmasına neden olacak. Fakirleşen gençler, yaşlılar ve çocuklar için varlıklı kesimlerin daha fazla destek vermesi gerekiyor. Ancak bu destek nasıl verilmeli, adaletli ve insancıl bir sistem nasıl oluşturulmalı?

Gelecek yıllarda alım gücünde büyük kayıplara (koopkrachtverlies) uğrayacağımız şimdiden görünüyor. Bunu telafi etmenin bir yolu yok mu? "Alım gücünü iyileştirme" (koopkrachtreparatie) denilen; alım gücünü koruma ve güçlendirme adımlarını atmak şart.

Aramızda kariyer yapmış, iyi bir gelir ve servet sahibi olan, benim "Yulaf Sütü Elitleri"(Havermelkelite) olarak adlandırdığım bir grubun varlığı kesin.

Sosyal devleti ve sosyal vatandaşlık bilincini yaşatabilmek için bu insanlarımızın çok yönlü destek vermeleri gerekiyor. Aksi takdirde, önümüzdeki kışı karnı tok ve sıcak bir yuvada nasıl geçirebiliriz? Birlikte çalışmanın ve hizmet etmenin yolu, sosyal ve toplumsal örgütlenmeden geçer.

Hollanda’nın 342 belediyesinde (1.1.2027 itibarıyla 341), 100 küçük küçük girişimle büyük işlere ve faydalı çalışmalara imza atmak zor olmasa gerek. Yeter ki hissedelim, görelim ve uygulayalım.

Saygılarımla,