İnsanımız, göçmenimiz ve mültecimiz sosyal, aile, çevre, eğitim, maddi ve manevi olarak Hollanda’da eşit şartlarda bir gelecek kurmakta var olan açıklarını ve uçurumlarını kapatmak için çok fazla zorluk içerisindeler. Hakla ve önseziyle verilen mücadelede "tam istenen düz yola çıktım ve çıkıyorum" derken, sanki yaşamın mıknatısı gibi çeken bir güç vardır. Bazen bazı insanlar için belirli bir dar ve kapalı toplumdan çıkış ve sınıfsal değişim olanakları var olsa da, bazıları için Hollanda’nın atasözü geçerli olabiliyor. Her ne kadar bazıları için elde edilmeyecek sınıf atlayan ve sınıf değiştirerek sadece kendisi için yulaf sütü elitleri (Havermelkelite) grubuna ulaşanları da görmekteyiz.
Evet, "10 sent hiçbir zaman 25 sent değerinde olmayacağını" anlatan şu söz dikkat çekicidir: De uitdrukking: "een dubbeltje wordt nooit een kwartje" betekent dat je nooit boven je sociale stand kunt komen. 1 Ocak 2002'de kullanıma giren Euro ile Hollanda’nın para birimi Gulden (Florin), yerini Euro’ya bırakmıştı. Gulden zamanında dubbeltje 10 kuruş ve kwartje 25 kuruş idi.
Hâkimin karşısında ezilmiş, çelimsiz, bakımsız ve gözlerinde, yüzünde ve boynunda morluklar olan 30 yaşlarında bir kadın oturuyordu. Anadolu’nun ücra köşesinden mutlu ve rahat bir yaşam için yeni umutlara yolculuk yaparak, erkekliği Allah’ın özel bir ikramı zanneden, kadına eziyeti, şiddeti ve zulmü kendine bir hak olarak sunulmuş nimet zanneden bir erkeğin utancı ile evlendirilmişti. Bu evlilikten doğan iki çocuğun velayetinin elinden alınmasına karşı çok fazla bir savunma yapmasına da gerek yoktu. Onun o sevgi dolu anne bakışları Hollandalı hâkime kararı etkileyecek mesajı vermekteydi. Avukatı da yoktu; zaten avukat tutacak ne parası ne de ikamet izni vardı.
Zulümle Pişen İnsan
Zulüm ve mücadele ile pişen insan, yaşamında gerçekten samimi, ciddi, akıllı, kendisiyle barışık ve ilişkilerinde dürüst olabiliyor. Aynen taş ve odunla pişen ekmek gibidir zulüm ve işkence ile yoğrulan insan da. Yılların mücadelesi ile Fadime Hanım ikamet iznini alarak yayan, yağmur, kar demeden çalışarak ekmeğini ve çocuklarının rızkını taştan çıkarmayı yeğledi. Her karşılaştığımda bana üç cümle ile kendi rızasıyla gelişmelerini rapor ediyordu.
Bugün yine kendisini bisikletin üzerinde gördüm. Bana gülerek, "Artık bisiklete binebiliyorum, yakında da ehliyet alacağım" dedi. Bir an 25 yıl önce mahkemede karşılaştığım, onuru kırılmış ve umutsuzluklar içinde olan Fadime Hanım ile bugün gururla E-bike bisikletin üzerindeki Fadime Hanım’ın gururu gözümün önüne geldi.
Gurbette olmak, kadın olmak yaşamda mücadeleyi gerektirir. Bu mücadele ile insanın ulaşamayacağı hedef, dünyevi hizmet ve görev yoktur. On sene sonra bir bakmışız Fadime Hanım Almelo şehir yönetiminden sorumlu, Yeni Sol Parti’den kadınlar ve göçmenlerden sorumlu sözcü! Temiz, paylaşımcı tüm güzel yaşam hikayeleri sizlerin olsun. Hoşçakalın.