Bugün Hollanda Ne Kadar Bir Sosyal Devlet?


  • Kayıt: 02.11.2026 19:11:37 Güncelleme: 02.11.2026 19:11:59

Bugün Hollanda Ne Kadar Bir Sosyal Devlet?

Sosyal devlet; devlet yönetim sisteminde halkın yaşam kalitesini azami düzeye yükseltmek ve var olanı korumak için istihdam, eğitim, bakım, sağlık, gelir, gider ve sosyal güvenlik sistemlerinin oluşturduğu bir yumaktan oluşan devlet yapısıdır.

Dayanışma (Solidariteit) ve Paylaşım

Aslında sosyal ve liberal yönetim sistemlerinde devlet; sahip olunan gelir ve zenginlikten, imkânı olmayana belirli bir pay ayırma sistemidir. Daha önce Hollanda’da kiliselerin kendi cemaatlerine yapmış bulunduğu yardım ve destekler (fitre, zekât, Aalmoes/Caritas), son yüzyılda organize ve düzenli bir şekilde kiliselerden devlet kurumlarına geçen bir sorumluluktur. Hollanda devletinin sosyal geçim yardımını (Bijstand) düzenli bir hak ve hukuk çerçevesinde devralmasından ve kiliselerin asli görevleri olan Caritas'ın sona ermesinden sonra kiliselerin boşaldığını; 1970’lerden sonra 2500 kilise ve hizmet binasının çok amaçlı kullanıma sunulduğunu görmekteyiz.

Zorunlu Bir Yatırımdı

Sosyal devlet (Sociale Staat): Kapitalist sistem ve varsıl yönetenler, imkânı olmayanları yüzyıllarca kendi düzen ve yönetimleri için bir tehdit (opstand / revolutie) olarak görmüştür. 1700'lerde başlayan sosyal ve kaliteli yaşam; sosyalist ve komünist bir yönetimin hâkim olma korkusuyla, devleti yönetenlerin sanayi devrimi ile ürettiklerinden ve artı değerden pay vermek zorunda kalarak oluşturduğu ekonomik, sosyal, kültürel ve iktisadi bir yaşam biçimi yani "sosyal ve hukuk devleti"dir.

Geçmişte var olan Hollanda sendikaları, sosyalist işçi partileri, sosyal demokratlar, sosyalistler, hümanistler, komünistler, feministler, liberaller ve Hristiyan demokratların acılı, zindanlı, ölümlü ve çileli bir mücadele içinde olduklarını görmekteyiz. 16 saatten az çalışma, yeterli gıda, yaşam şartları ve gelecekte sosyal güvence içinde insan gibi kaliteli bir yaşam, onların özlemleri ve mücadeleleriydi. 1900'lü yıllarda başlayan Twente tekstil fabrikalarında genç yaşta ince hastalıktan (verem), makinelerin arasında ve arkasında çocukların ölmemesiydi verilen yaşam kavgası.

Belediyelerin Topyekûn Sosyal Hizmetleri

Hollanda’da bulunan 342 belediye (1.1.2027 itibarıyla 341 belediye), kendi il sınırları içerisinde yaşayan vatandaşların can güvenliği, sosyal refahı, gelir, kazanç, yalnızlık, fakirlik ve borçları konusunda yürüttükleri politikalardan sorumludurlar.

Sosyal Geçim Yardımı (Bijstand) Ne Kadar?

Hollanda’da her yıl 1 Ocak ve 1 Temmuz tarihlerinde asgari ücret, 15 yaşından 21 yaşına kadar olanlar için endekslenmektedir (geïndexeerd). Ocak 2027 tarihinde endekslenen asgari ücret (wetterlijke minimumloon), yüzde 2,0 artışla 21 yaş ve üzerinde olanlar için bir saatlik brüt asgari ücret €15,29 ve bir aylık brüt asgari ücret ise €2.385 olarak belirlenmiştir. Hollanda’da sosyal geçim yardımı (Bijstand) ise asgari ücretle birlikte endekslenerek yüzde 2,0 oranında artırılması yasal olarak kararlaştırılmıştır.

Aç ve Açıkta Kalmamak İçin “Broodnood”

Evet, belediyeler vatandaşlarının ve çocuklarının aç karınla yatağa gitmemesi için Bijstand ödeneği desteğinde bulunmaktadır. Yıllar önce sosyal ödenek başvuruları İşkur’a (Het Arbeidsbureau) yapılırdı. Perşembe günü sabah, bir bayan arkadaşıyla saat 11.00’de İşkur’a gelir, aç ve açıkta kaldığını belirtirdi. O dönemde acil yaşam harçlığı başvuru belgesi kendisine verilir ve o gün öğleden sonra belediyeden Broodnood uygulaması kapsamında o dönemin bir haftalık harçlığı olan 300 guldenlik avans belediye tarafından kendisine verilirdi.

Yatacak bir yeri yoksa, belediyenin finanse ettiği sosyal pansiyonda kalacağı bir yer de ayarlanırıdı. Daha sonrasında var olan sorunlara ve borçlara çözüm aramak ve bulmak belediyelerin sosyal işler dairesinin (Sociale zaken) görevidir.

Aynı şekilde belediyeler, ev içi eziyet ve şiddet görenlere (huiselijk geweld) destek ve koruma hizmeti sunmaktadırlar. Bu konuda uzman kurum olarak “Veilig thuis” hizmet vermektedir.

Şehirsel Sosyal Tavsiye Komisyonları (Stedelijke adviescommissie sociale zaken veya De adviescommissie Sociale Domein)

Değişik isimlerde olsa da her şehirde sosyal yaşamın ve sosyal ödeneklerdeki aksaklıkları gidermek için kurulan şehirsel sosyal tavsiye kurumları bulunmaktadır. Emekli ve her dalda uzman hukukçuların da içinde bulunduğu sosyal yaşam tavsiye komisyonu, vatandaş ile belediye arasında arabulucudur ve sorunların çözüm kurumudur.

Belediye tarafından kabul edilen, finansal ve fiziksel destek sağlanan vakıflar genelde gönüllü olup, her türlü var olan sorunda belediye encümenine ve uygulamayı yapan memurlara ulaşarak işlemin çözümü için karar ve uygulamaları takip ederler. Gerekirse belediyedeki politik partilere ve şehrin yönetimine tavsiyede bulunurlar.

Sosyal ödeneklerin yasaları her ne kadar merkezi hükümet ve Hollanda Temsilciler Meclisi tarafından belirlense de, her belediyenin kendi politikalarını uygulama ve ek bütçe ile fakiri, yoksulu, yalnızı ve borçluyu destekleme olanakları bulunmaktadır.

Almelo’dan Geçmişten Geleceğe Örnek Olabilecek Bir Uygulama:

Fakir, fukara ve dar gelirlilere her hane başına Hollanda’nın Noel (Kerst) bayramında €70’luk dijital alışveriş bonu (Digitaal Voedsel Boodschappen bon) verilmesi ve belediye meclisinin alacağı bir kararla kötü günler için ayrılmış akçelerden (reserves fondsen van gemeenten) pay ayırmak geçmişte olanaklıydı. Bir de o zaman zenginliğimiz bugünden bir kat daha azdı.

Bizim İlk Nesil Göçmenler

Hollanda’ya 1960’lı yıllardan sonra Türkiye’den gelerek Hollanda’nın gereksinim duyduğu iş gücünü karşılayan annelerimiz, anneannelerimiz, babalarımız ve dedelerimiz memleketlerine göre çok kazanmalarına rağmen, Hollandalı emsallerine göre daha az kazanıyorlar, ağır şartlarda çalışıyorlar ve sosyal devlet katında daha az haklara sahiptiler.

O yıllarda, 1974-1975'te eşit yaşam, kaliteli konut, iyi bir eğitim ve kaçak göçmen işçilerine ikamet izni için; o dönemin FNV Sendikası Başkanı ve sonra maliye bakanı ile başbakan olan kişilerin, İbrahim Görmez’lerin, Nihat Karaman, Wim Kok, Muhammed Rabba ve Türk sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile kol kola birlikte yürüdüklerini görmekteyiz. 1975 yılında kaçak işçilere bir seferlik genel af (Het Generaal Pardon) uygulaması ile ikamet izni aldıklarını biliyoruz.

Evet, bugün Hollanda’da 500 bini aşan sayımızla yaşamın her alanında var olma mücadelemiz sosyal devletin kuralları içinde devam edebiliyorsa, bunu sosyal devletin olumlu etkilerine borçluyuz.

Bir başka hikâyemiz de vardır Libya’da, Irak’ta ve Kuveyt’te çalışan misafir işçilerimizin. Sosyal devletin olmadığı bir yönetimde göçmenlerin de değeri ve kalıcı hakları yoktur. Uzun yıllar Libya’da çalışan ve hak ettikleri ücretlerini alamayanların olduğunu biliyoruz.

Hollanda Neden Bir Sosyal Devlet?

Hollanda bütçesinde sosyal güvenlik giderleri, 2024 yılında €114 milyarı geçerek bütçede birinci sıradadır. Kimseyi tamamen memnun, tatmin ve mutlu edemese de, Hollanda devletinin sosyal giderlerini düşündüğümüz zaman dar gelirlilere, fakirlere, işsizlere, yaşlılara, dul ve yetimlere geniş bir sosyal destek paketi olduğunu görmekteyiz.

Hak Edene Hümanist Bir Sosyal Devlet

Her ne kadar bazı uygulamalar katı ve istenen bir biçimde sosyal devletin şefkatinden ve sorumluluğundan uzak olsa da, sosyal devletin var olan destekleri bitmez ve tükenmez. Her yeni kabinenin gelecekte sosyal devleti ve uygulamalarını sevimli, adaletli ve insancıl (hümanist) kılmak için politik çalışmalar yaptığını görmekteyiz. Bunun yanında, o an oluşan sosyo-iktisadi krizlerin yaşam kalitesine olan olumsuz etkilerini giderici tedbirler almakta ve ekstra bütçeler ayırmaktadır.

Toplumun alım gücünü korumak (Behoud van koopkracht en koopkrachtreparatie) amacıyla belediyelerin, 12 bölge yönetiminin ve merkezi Lahey hükümetinin bütçeleri ve uygulamaları bulunmaktadır.

Peki bunlar nelerdir?

  • Kira yardımı (huurtoeslag)
  • Sağlık giderleri yardımı (zorgtoeslag)
  • Kişiye özel bakım giderleri desteği (Persoonsgebonden budget - PGB)
  • Eğitim bursları (studiefinanciering)
  • Bijstand (participatie) geçim yardımı
  • Çocuk parası (kinderbijslag)
  • Çocuk bakım parası (kinderopvangtoeslag)
  • Çocuklara destek bütçesi (kindgebonden budget)
  • Genç maluliyet ödeneği (Wajong) ve diğer vergi iadeleri

Bunun yanında çalışanların sigortalı oldukları emeklilik kasaları (pensioenfondsen), işsizlik ödeneği (WW), hastalık ödeneği (ZW), maluliyet ödeneği (WIA), geride kalan dul ve yetimlerin ödeneği (ANW) ve emeklilik ödeneğini (AOW) unutmamak gerekir.

Evet, bizim dar gelirlilere asgari yaşam düzeyi sağlayan sosyal devlet kaynakları, genelde çok kazananın çok vergi ödemesi ve sırtı kalınların ödedikleri vergi gelirlerinden oluşmaktadır ("Sterkste schouders moeten zwaarste lasten dragen" – En güçlü omuzlar en ağır yükleri taşımalıdır).

Peygamberimiz, komşu hakkına ve paylaşmaya büyük hassasiyet göstermiş; "Yanı başında komşusu açken tok olarak geceleyen kişi (olgun) mü'min değildir"buyurmuştur. Bu gerçeklik, İslam'da da sosyal devletin ve adaletin varlığını anlatmaktadır.

Bunun yanında her sektörde olduğu gibi, sağlıklı ve kaliteli bir yaşamı mümkün kılacak konut, doğal enerji, izolasyon ve yeşil çatı gibi uygulamalar devlet tarafından desteklenmektedir.

Hollanda’da özel okullar ve özel hastaneler yok denecek kadar azdır. Evet, her eğitim kurumu bağımsız (özerk) olduğu ve belirlenen eğitim kalitesini verdiği sürece kendi politikalarını üretmeye devam eden kaliteli okullar görmekteyiz.

Hollanda halkı devlet kurumlarına güvenmekte ve özel klinik olarak başlayan hastanelerin de çok kolay kazanç elde edemediklerini gözlemekteyiz. Her ne kadar hastanın ve sağlık bütçesini temin eden sigortaların var olan kaliteli sağlık hizmetlerini karşılama zorunluluğu bulunsa da durum böyledir.

Toekomstzekerheid (Gelecek Güvencesi)

Aslında Hollanda sosyal devletinin bugünkü varlığı geleceğe güven veren bir sistemdir. Daha çok bu konuda yazmak ve örnek vermek mümkündür. Kendi kendimize şu soruları sormamız gerek:

Hollanda’yı beğenmeyenlerimiz ve Hollanda’dan mutlu olmayanlarımız mutlaka vardır. O zaman, neden Hollanda nüfusu her yıl artmakta? 2023 yılında Hollanda’ya gelen göçmenlerin toplamı 403 bindi.

Son yıllarda Hollanda’da devam eden göç karşıtı, göçmen ve mülteci politikaları ile Hollanda’ya yerleşen göçmen sayısında düşüş devam etmektedir. 2026 yılının ilk 9 ayında Hollanda’ya göç edenlerin sayısı 226 bin iken (migratie) ve Hollanda’yı terk edenlerin sayısı 160 bin (emigratie) olarak belirlenmiş olup (www.cbs.nl), toplam Hollanda nüfusu 2026 yılının ilk 9 ayında 66 bin büyüme göstermiştir. Aynı zaman diliminde 2025 yılındaki büyüme ise 78 bin idi.

Neden mülteciler Doğu’ya değil de Batı’ya göç etmeye devam ederler?

Cevabı çok basit: Başlarını sokabilecekleri bir konut, çocuklarına eğitim ve istihdam. Evet, karnlarının doyacağı bir sosyal geçim ve hukuk devleti. Tabii ki en önemlisi, insanın temel gereksinimi olan "can güvenliği".

Şimdilik bu kadar. Daha çok yapmış bulunduğum Hollanda sosyal devletinin dünü, bugünü ve yarını hakkında bir sunuş yapabilme umuduyla, ileride bu konuda görüşmek dileğiyle.

Hoş ve güzel kalın,