Sosyal medya değerler kültürünü öldürüyor

Eski dönemlerde el üstünde tutulan doktorluk, avukatlık, mühendislik ve öğretmenlik gibi meslekler günümüzde önemini korusa da dijital çağ mevcut pek çok alanda dönüşüme yol açtı ya da farklı iş kollarını hayatımıza kattı...


  • Kayıt: 09.06.2023 22:53:49 Güncelleme: 10.06.2023 11:53:49

Sosyal medya değerler kültürünü öldürüyor

Tarık OKAN

İnternet çağında yeni yazılımlar, elektronik ticaret, dijital pazarlama gibi alanlarla birlikte sosyal medyaya yönelik iş kolları yükselişe geçti.

Aralarında dünyanın en önemli markalarının da bulunduğu şirketler, ürünlerini sosyal medya üzerinden tanıtmaya, satışlarını bu yolla artırmaya ve marka bilinirliklerini sağlamlaştırmaya başladı.

Bu işler için de blogger, YouTuber ya da son dönemde genel anlamda "influencer" olarak tanımlanan kişilerle işbirliği yapılmaya başlandı.

Bir başka deyişle, 2000'lerde blog yazarları (blogger) ile başlayan süreç, günümüzde YouTuberlar ve Influencerlar ile farklı bir boyut kazandı.

Çekilen videolar ile çektirilen fotoğrafların beğeni ve görüntülenme sayıları milyonlara ulaştı. 

Bu nedenle popüler olmak isteyen ve bu işlerden para kazanmanın kolay olduğunu düşünenlerin hedefi, sosyal medya fenomenliği oldu.

Geçmişte "popülerlik ve kazanç" denildiğinde "fenomen" olarak akla şarkıcılar, oyuncular ve sporcular gibi meslek gruplarının oluşturduğu kesim gelirken, günümüzde buna "influencer"lar eklendi.  

Maddi getirinin yanı sıra işin tanınırlık boyutu da genci, yaşlısı demeden milyonları cezbediyor. (Kaynak: Lale elmacıoğlu)

"Anne-babaların ellerinde telefon, küçücük çocukların elinde tablet, sohbet yok, muhabbet yok! Hatta televizyon izlemek bile out oldu, her şey Netflix'e döndü. Eski değerlerimizi de unutmaya başladık"

“Sosyal medya fenomenleri topluma örnek olmalı”

Z kuşağının sosyal ağlarda geçirdikleri süre artıyor. Özellikle influencer’ların gençler üzerindeki etkisi ciddi boyutlara ulaşıyor. Milyonlarca takipçisi olan Yusuf Güney sosyal medyadaki tecrübeleri ışığında fenomenlerin toplum üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yusuf Güney, “Takipçilerimiz, kullandığımız ürünleri kullanmak, gittiğimiz yerlere gitmek istiyorlar. Bu açıdan bakıldığında, özellikle gençler üzerinde önemli bir etkisi olan sosyal medya fenomenleri topluma örnek olmalıdır.” dedi. Güney, fenomenlerin ayrıca, hayvan hakları ile ilgili farkındalık oluşturacak projelere imza atmaları gerektiğini vurguladı.

“Dizi takip eder gibi fenomenler takip ediliyor”

Genç influencer Güney, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak her geçen gün popülerliği artan sosyal medya platformlarının özellikle Covid-19 pandemisi sürecinde evlerine kapanan toplum için en gözde mecralar haline geldiğini vurguladı. Bu sebeple zaten çok ilgi gören sosyal medya fenomenlerinin ve influencerların daha fazla dikkat çektiğine işaret eden Güney, “İnsanlar, fenomenlerin günlük hayatlarını merak eder hale geldi. Bir dizi takip eder gibi fenomenlerin yaptıklarını, yediklerini, içtiklerini, gezmelerini ve alışverişlerini takip ediyorlar. Özellikle gençler arasında popüler olan fenomenler, toplum üzerinde etkiler bırakıyor.” sözlerini kaydetti.

“Fenomenler doğru algı oluşturmalı”

Sosyal medya paylaşımları vesilesi ile birçok insanla tanıştığını ve takipçileri ile mesajlaştığını vurgulayan genç influencer, özellikle gençlerin kendisi gibi fenomenleri “rol model” olarak gördüğüne işaret ederek, şunları kaydetti; “Davranışlarımız, yaşam tarzımız, kıyafetlerimiz hatta dünya görüşümüz insanları etkiliyor. Bizi rol model olarak görüyorlar. Fenomenler olarak bu algıyı sorgulamalıyız! Paylaşımlarımız binlerce etkileşim alabilir; ama acaba bu paylaşımlar kimlerin hayatlarını, nasıl etkiliyor? Hayranlarımızın hayatlarına nasıl dokunabiliriz? Onların kendilerini iyi hissetmelerini nasıl sağlayabiliriz? Bu ve benzeri soruları kendimize sormak zorundayız. Fenomenler her zaman doğru bir imaj vermeye odaklanmalı; doğru algı oluşturmalıdır. Bu açıdan bakıldığında, özellikle gençler üzerinde önemli bir etkisi olan sosyal medya fenomenleri topluma örnek olmalıdır”

“Hayvan hakları ile ilgili farkındalık oluşturmalılar”

Öte yandan, hayvanseverliği ile tanınan Güney, son günlerde tekrar gündeme gelen Hayvan Hakları Yasası’nı heyecanla beklediklerini belirtti: “Hayvanlar, bizim dostlarımız. Onların acı ve eziyet çekmelerine artık tahammül edemiyoruz. Bu konuda farkındalık oluşturmak için köpeğimle paylaşımlar yapıyorum. Sosyal medyada aktif olan fenomenler bu farkındalığa hizmet etmelidir. Bu konuda hayata geçirilen projelere destek vermeliler.” dedi. Ayrıca, “Evcil ya da sokak hayvanlarının karşılaştığı her türlü mağduriyetin önlenmesini istiyoruz. Devlet büyüklerimizden bu yasayı bir an önce çıkarmalarını bekliyoruz. Hayvanlara işkence eden insanlar cezasız kalmamalı. Sonuçta onlar da can taşıyor; her can değerlidir!”

Sosyal medya fenomenleri satın alma tercihlerinde ne kadar etkili?

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde yürütülen, “Sosyal Medya Fenomenleri, Takipçilerinin Satın Alma Tercihlerini Etkiliyor Mu?” başlıklı araştırmanın sonuçları açıklandı.

Araştırma, sosyal medya fenomeni takipçilerinin, fenomenlerin yaptıkları pazarlama faaliyetlerine yönelik tutum ve algılamalarını geçerli ve güvenilir bir biçimde ölçmeye imkân sağlayabilecek bir ölçme aracının geliştirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Konuya ilişkin literatürden elde edilen bilgiler doğrultusunda ve 5-10 yıl arasında fenomenlik tecrübesi bulunan ve takipçi sayısı aynı zamanda 100.000’den fazla olan 15 sosyal medya fenomeninin düşünceleriyle soru maddeleri oluşturulmuştur. . Daha sonra kapsam geçerliğini tespit etmek amacıyla alanda uzman toplam 28 akademisyenden görüş alınmıştır. 

Sonuçlara göre; araştırmaya katılanların yüzde 80.6’sı, son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan herhangi bir ürün veya hizmeti satın almadığını belirtiyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü ve Pazarlama 3.0 editörü Turan Farajova, yürüttükleri “Sosyal Medya Fenomenleri Takipçilerinin Satın Alma Tercihlerini Etkiliyor Mu?” başlıklı araştırma sonuçlarını açıkladı. Araştırma sonuçları, Influencer Marketing yönteminin, ancak etkili seçme ve ölçme araçlarıyla, markalara belirli ölçülerde fayda sağlayabileceğini gösteriyor. Fenomen takipçilerinin, satın alma güçleri ve tavsiyeleri tüketime dönüştürebilme kapasitelerinin, ürün ve fenomen bazında ölçülmesi gerekiyor. Bunun yanında işbirliği yapılan her fenomenle, hangi ürünün, hangi tür paylaşımla daha etkili olabileceğinin de ölçülebilir olması gerekiyor.

Ankete katılanların yüzde 70’ten fazlası marka tercihlerinde fenomenlerin rolü olmadığını düşünüyor. 

Her 100 kullanıcıdan 80’i de son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan herhangi bir markayı satın almadığını ifade ediyor. Aynı konuda kadın erkek ayrımına bakıldığında, kadınların marka tercihi ve satın alma konusunda, izledikleri fenomenlerden daha yüksek oranda etkilendikleri görülüyor. Kadınların yüzde 42’si marka tercihinde izlediği fenomenlerden etkilendiğini söylerken, erkeklerde bu oran yüzde 20’nin altına düşüyor. Kadınların yüzde 30’u son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan bir ürün veya hizmeti satın alırken, erkeklerde bu oran yüzde 10’lara kadar geriliyor.

“Ben etkilenmiyorum ama başkaları etkileniyor”

Sosyal medya fenomenlerinin tavsiyelerinden etkilenme oranı düşük olmakla birlikte katılımcıların yüzde 77.9’u, kendisi dışındaki bireylerin fenomenlerden etkilendiğini düşünüyor. Bu görüşe bağlı olarak takipçilerin yüzde 64’ü markalar için fenomenle pazarlamayı gerekli görüyor.

Sponsorlu içerikler dikkate alınmıyor

Fenomen takipçilerinin önemli bir bölümü bu hesapları kişisel paylaşımlar için izliyor ve sponsorlu paylaşımları dikkate almıyor. Yaş ve gelir grubuna göre bazı ufak değişimler gösterse de fenomen takipçileri, Influencer Marketing’in belirli sektörlerde etkili olabileceğini düşünüyor. Bu sektörlerin başında da; yeme içme, turizm seyahat, kişisel bakım, sanat, eğlence ve hazır giyim geliyor.

Araştırma sonuçları pazarlama bütçelerinin daha verimli kullanılmasını sağlayacak

Araştırma sonuçlarını değerlendiren İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü; “Amacımız, sosyal medya fenomenleri aracılığıyla yapılan marka iletişiminin, tüketici bazında yansımalarının görülmesini sağlamaktı. Influencer Marketing günümüzün en etkili pazarlama iletişimi yöntemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Gerçekleştirdiğimiz araştırma ise “fenomen” olarak tanımlanan kişilerin, takipçilerinin ancak küçük bir bölümü için “influencer” olabildiğini gösteriyor. Bu nedenle mecranın kullanımı da belirli bir ölçü ve dikkat gerektiriyor. Araştırma sonuçlarının, pazarlama bütçelerinin daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Çok takipçili sosyal medya kullanıcıları aracılığıyla gerçekleştirilen araştırmaya 340 kişi katıldı. Ankete cevap verenlerin yüzde 58’i erkek, yüzde 42’si kadın oldu. Katılımcıların yüzde 31.1’i, 18 – 25 yaş aralığında; yüzde 37.6’sı, 26 – 35 yaş aralığında, yüzde 26.6’sı ise 36 – 51 yaş aralığında yer alıyor. Online olarak gerçekleştirilen anket çalışmasından 3 sorunun test edilmesi için sosyal anket platformu Poltio kullanıldı. Poltio’da 3 ayrı soru için yaklaşık 3 bin yanıt alındı.

Kaynak: Kadın Dergisi