Yehova Şahitliği nedir?
Yehova'nın Şahitleri, Hristiyan alemi tarafından birçok temel dinsel konuda ciddi görüş farklılıkları nedeniyle, ayrı bir inanç olarak görülmektedir. Yehova'nın Şahitleri'ne göre de Hristiyan alemi Kitab-ı Mukaddes'te geçen ilk yüzyıldaki Hristiyanlıktan oldukça uzaklaşmıştır. Kitab-ı Mukaddes'i gerçek anlamda hayatlarında uygulamaya önem verirler. Üçlüğe (Baba-Oğul-Kutsal Ruh) inanmazlar.
İnanç olarak sigara içmezler, silah tutmaya ve öldürmeye karşıdırlar. Bu sebeple askerlik yapmazlar, savaşa katılmazlar, siyasete karışmazlar ve kan nakli yaptırmazlar. Dünyadaki sorunların ancak Tanrı'nın Gökteki Krallığı (Yönetimi) tarafından çözüleceğine inanırlar.
Yeryüzünün Yehova ve Gökteki Krallığı'nın Kralı İsa Mesih tarafından iyilere ve bu krallığı kabul edip yanında yeralan insanlara sonsuza dek cennet olarak verileceğine inanırlar. Yalnızca Cennet inancı vardır. Ateşli bir cehennem azabı öğretisine inanmazlar.
Dünya çapında 7,96 milyona yakın inananı olan dini bir topluluktur ve dünyada 239 ülke ve bölgede faaliyetlerini sürdürmektedirler. Ayrıca ''Gözcü Kulesi'' adında dergi çıkarmaktadırlar. Yehova Şahitleri kadar mesajlarını başkalarına bildirme konusunda sadık olan herhalde başka hiçbir dinî grup yoktur.
_170220_0715.jpg)
Nasıl Organize Oluyorlar?
Her cemaatin gözetiminden cemaatteki ihtiyarlar kurulu sorumludur. Yaklaşık 20 cemaat çevreyi, 10 çevre ise bölgeyi oluşturuyor. Çevre ve bölge gözetmeni olarak hizmet eden ihtiyarlar cemaatleri düzenli olarak ziyaret ediyorlar.
Uzun zamandır Yehova’nın Şahidi olan kişilerden oluşan yönetim kurulu ise, rehberlik ve yönlendirme sağlıyor.
Kapı kapı dolaşarak dinlerini yaymaya çalışan Yehova Şahidine, ''Neden bunu yapıyorsunuz?'' diye sorarsanız size, '' Krallığın bu iyi haberi, dünyanın her yerinde bütün milletlere duyurulacak!'' denilecek ve Matta İncilinde geçen bu kısım size okunacaktır.
Hemen hemen her sene gelip özellikle müslümanların kapısını çalan Yehova Şahitleri, güzel giyimli, nazik konuşan bay ve bayanlardan seçiliyor ve hangi millete tebliğde bulunacaklarsa o milletin dilini iyi derecede öğreniyorlar. Sadece konuşmakla kalmayıp, tanıtıcı kitapçıklar, afişler, bağış makbuzları v.b. şeyleri de yanlarında getiriyorlar. ''Neden müslümanlar'' sorusunu ise, ''Sadece müslümanlara değil, diğer dinlere mensup olan insanlara da tebliğde bulunuyoruz.'' diyorlar.
İslâmî bilgisi olmayan, imanı, inancı zayıf, geniş tahsili bulunmayan gençler üzerinde çalışma yaparak, onlara önem vererek kendi telkinlerini, verdikleri kitapları, dergileri hazmettirme yoluna gitmektedirler.
Peki, Hollanda'da üşenmeden gördükleri her müslümana kendi dinlerini satmaya çalışan Yehova Şahitleri, özellikle müslüman gençler için bir tehlike midir?
_170220_0716.jpg)
Müslüman gençler için açık bir tehlikedir!
İlk olarak şunu söylemeliyim ki; Hollanda anayasasına göre herkesin inancını yayma hakkı vardır. Kapı kapı dolaşıp dinlerini yaymaya çalışıyorlarsa aslında Yehova Şahitlerini takdir etmek gerekir. Burada asıl olan soru şu; ''Bu insanlar kendi dinlerini yaymak için bu denli çaba gösterirken müslümanlar ne yapıyor?''
Kur'an-ı Kerim'de Allah müslümanlara buyuruyor ki ; ''Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütlerle davet et! Onlarla tartışma söz konusu olduğu zaman en güzel şekliyle tartış. Bu metodla insanlara iyiyi, doğruyu, güzeli anlat!'' Maalesef müslümanların büyük bir kısmı bunu kendilerine görev olarak kabul etmiyorlar. Aslında ev ev dolaşıp hak dini anlatmak müslümanların işi olmalıdır. Bu görevi müslümanlar yerine getirmediği için Yehova Şahidi arkadaşlar bu alanı boş buluyorlar.
İslamda inanma özgürlüğü vardır. Dileyen dilediğine inanabilir. Dolayısıyla Yehova Şahitlerinin yaptıkları bu faaliyete birşey demiyoruz. Ama öyle bir inanç yaymaya çalışıyorlar ki dünyada istediğinizi yapabilirsiniz, buna rağmen ahirette bunun bir karşılığı yok. Çünkü bu dinin kökeninde öldükten sonra dünyaya geri dönme inancı vardır.
_170220_0717.jpg)
Sebahattin Uçar (Yazar)
Gençler Kur'an-ı kerim'i mutlaka okumalıdır!
Açık ve net bir şekilde söyleyebilirim ki, bu durum müslüman gençler için büyük bir tehlikedir. Tabi bu durum müslümanlık penceresinden baktığınız zaman geçerlidir. Diğer taraftan baktığınız zaman aslında bu bir kazanımdır.
Yehova şahitliği dini kesinlikle yamalı bir elbiseye benzer. Oradan buradan alınarak derleme yoluyla bir araya getirilmiş, üzerinde orjinal bir parçası olmayan yamalı bir elbise. O yamalar zamanla dökülecek ve müslüman genç açıkta kalacaktır.
Gençler var olan bu tehlikeden korunmak için mutlaka Kur'an okumalı, peygamberimizin yaşantısını ve hadislerini öğrenmelidir. Dolayısıyla islamı bilmeleri gereklidir. Çocuklara Hollanda'da dünyaya geldiklerinde belirli aralıklarla virüslerden korunmaları için aşı yaparlar. Aynı şekilde bir müslüman gence de belirli aralıklarla dini aşılar yapılmalıdır. Eğer bu gerçekleşmez ise o gence virüs bulaşması oldukça kolay olacaktır. Bu virüsü uzak tutmak için koruyucu önlem alınmalı, onlara Kur'an okutulmalıdır.
Bu noktada şahit olduğum bir olayı size anlatmak istiyorum. Belçika'da bir müslüman bayanı Yehova Şahidi yapmışlar. Eşinin isteği üzerine evlerine gidip kendisiyle konuştuk. Kendisine ''Neden Yehova Şahidi oldun?'' diye sordum. Verdiği cevap çok ilginçti; ''Çünkü mukaddes kitapta dünyanın yuvarlak olduğu anlatılıyor ama Kur'an-ı Kerim'de bu anlatılmıyor. Kur'an'da var olan bazı şeyler de mukaddes kitaptan alınmıştır. Bu yönüyle Yehova Şahitliği bana daha cazip ve daha mantıklı geldi.'' dedi. Bunun üzerine bayana Kur'an-ı Kerim'i okuyup okumadığını sorduğum zaman Kur'anı okumadığını ve okumadığı için de bu virüsü kaptığını anladım.
Fatiha Suresi'ni ve Ayetel Kürsi'yi makamla okuduktan sonra bayanın gözleri doldu ve ağlamaya başladı. Yanlış yaptığını anlayan bayan müslümanlığa geri döndü.
Benim kapıma da geldiler!
Yehova Şahitleri defalarca benim kapıma da geldiler. Onlarla oturup konuştuğunuzda çok nazik bir şekilde size dinlerini anlatıyorlar ama siz de kendi dininizi anlatmaya başladığınızda bunu pek hoş karşılanmıyorlar.
Bir Yehova Şahidi ile yaklaşık bir buçuk saat sohbet etme imkanım oldu. Kendisine sadece bir şey söyledim: ''Evime geldiğinde uzun bir süre bana Yehova Şahitliğini anlattın. Şimdi senin evine geldim, yine anlattın. Sana tek bir soru soracağım. Eğer bunun cevabını verirsen senin dinine geçeceğim!'' dedim. Heyecanlanan adam, ''Nedir o?'' dedi. Bunun üzerine ''Söyler misiniz, elinizdeki kitabı başından sonuna kadar ezberleyen dünyada bir tek insan var mıdır? diye sordum. Verdiği cevap ''hayır'' oldu ve ''Ne alakası var?'' dedi. Ben de ''Dünyada şuan kuranı ezberleyen milyonlarca insan var. Alakasına gelince Allah buyuruyor ki; ''Biz Kur'anı ezberleme de, ezberletmede, öğrenmede öğretmede kolaylık kıldık.'' Eğer sizin kitabınız Allah'ın kitabı olsaydı, dünyada onu da ezberleyen bir kişi çıkardı.''
Savaş Büyük Tipi