Amsterdam şehri 1250 yılı civarında kuruldu ve adını Aeme Stella Redamme, ortaçağ Hollandacasinda su bendi anlamına gelen Dam kelimesinden almaktadır. Zamanla ismi Amsterdam olmuştur.
Amsterdam'da, İlk kanallar şehir savunması ve su yönetimi için açılmıştır. Fakat devamlı akın eden göçmenlerin etkisiyle, şehir genişletildi. Kentin genişlemesi sonrası savunma için kazılan kanallar şehir surları içinde kaldı ve savunma işlevini kaybetti.
Savunma işlevini kaybeden kanallar daha sonra şehri zengin edecek, tüccarların mallarını taşımaları için (transport) görevi üstlendiler. Eski şehir duvarları arkasında depolar inşa edildi. Bu depolardan kanallar sayesinde limana ve oradan da tüm dünyaya ihracat ve ithalat yapılıyordu.
Fakat şehir büyümeye devam ediyordu ve kapsamlı bir çözüm bulunması gerekiyordu. Öyleki yöneticiler on altıncı yüzyılın sonundan itibaren, nüfus yoğunluğu, konut sıkıntısı ve alan kıtlığı gibi sorunlarla karşı karşıya kaldılar. Şehirdeki yaşam alanını büyütmek kaçınılmaz bir hal aldı.
Şehir yönetimi, vali, Hollanda vilayetleri meclisi, şehir mühendisi Hendrick Jacobszoon Staets gibi çeşitli kesimler bir araya gelerek 1612 yılında ortak bir plan üzerinde anlaşttı. Plan gereği Herengracht, Keizersgracht ve Prinsengracht yapıldı. Tamamlanmasından 50 yıl sonra, şehrin büyüklüğü dört kat oldu ve dünyadaki su yollarının en etkili ve sofistike sistemi kurulmuş oldu..
Bağlantı kanallarının bir örümcek ağını andırır nitelikte olmasıyla tüccarlar mallarını dünyanın dört bir yanından depo önüne kadar teslim edebiliyorlardı. 1656 ile 1662 yılları arasında kanallar Amstel nehrine kadar uzatıldı ve böylece Amsterdam'ın merkezi bugünkü biçimini aldı.
20 yüzyılda araçların olması, yolların ve park yerlerinin yapılması dolayısıyla kanalların yarısı gömülmüştür. Buna rağmen belediye kayıtlarına göre Amsterdam da 165 kanal mevcuttur. Her yıl yüzlerce turist bu kanalları ziyaret etmek ve kanal turu yapmak için Amsterdama geliyor. Bu kanallardan en ünlüleri olan Herengracht, Keizersgracht ve Prinsengracht 2009 yılında Dünya Mirası Listesi'ne yer almıştır.

Amsterdam ve Sint Petersburg benzerliği
1703 yılında Büyük Peter, Neva nehri kıyısında yeni bir şehir inşa etmek istediğini, söylediğinde her kes onu deli düşündü.Çünkü önerilen şehir alanı düşman toprakları kıyısında ve aynı zamanda büyük bir bataklıkti.
Fakat Car'in kafasındaki teksey şuydu, Sint-Petersburg neden ikinci Amsterdam olmasın. Zira Car,1697 yılında 25 yaşında iken, Avrupa turuna çıkmış ve Amsterdamda bir süre kalmıştı. Bundan dolayı'da Sint-Petersburg bir Hollanda şehri ismi alır (asıl ismi Sint-Peters-Burch).

Sint-Petersburg'un kurulması aşamasında Rusya genelinde taş evlerin yapılması yasaklanır ve Şehre gelen inşaat ustalarının bir daha şehir dışına çıkmasına izin verilmez ve soylular şehre yerleşmesi için zorlanırdı. Öyleki şehir inşaatı devam ederken 25.000 insan hastalık ve çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybeder.
1725 yılında car'in ölümünden sonra, şehir inşası yavaslasada daha sonra eşi Catherine tarafından proje devam ettirilir ve Sint-Petersburg kurulur.
Ahmet İri