Hollanda’da “Yulaf Sütü Eliti” Türkler: Amatör Vakıfçılıkla Post-Modern Toplum Yönetilemez


  • Kayıt: 21.05.2026 16:04:38 Güncelleme: 21.05.2026 16:04:38

Hollanda’da “Yulaf Sütü Eliti” Türkler: Amatör Vakıfçılıkla Post-Modern Toplum Yönetilemez

Mustafa Nejat SUCU

Geçmişte Hollanda’daki Türk toplumunu homojen; herkesin aynı şekilde düşündüğü, inandığı ve yaşadığı bir kitle olarak görme eğilimindeydik. Ancak sosyolojik bir gerçek var ki, karşımızda artık kabuğunu kırmış, nereye evrileceği merak konusu olan yepyeni bir Hollanda-Türk toplumu var. Bu gerçeği görmek ve adını koymak zorundayız.

Son yıllarda uyum sürecinin getirdiği hızlı değişim, karşımıza eğitimli, iş ve gelir düzeyi yüksek, yepyeni yargı değerlerine sahip bir toplumsal katman çıkardı. Hollandalıların bugün kendi yüksek eğitimli, kentli burjuvazisi için kullandığı “Havermelkelite” (Yulaf Sütü Eliti)kavramı, artık bizim yeni neslimiz için de geçerli. Akültürasyona uğramış, kültürel etkileşimi yüksek bu elit grup; doğum, evlilik ve boşanma oranlarında bile Hollanda ortalamalarını yakalamış durumda. Doğrusu; artık yaşayış olarak Hollandalı emsallerimize benzedik.

İnançta Sekülerizm ve Özgür İrade

Tekerleği yeniden keşfetmeye gerek yok; gelen yeni nesil inanç, gelenek ve yaşam tarzı bakımından kendi içinde son derece heterojen ve seküler. Hollanda’daki vakıfsal inanç grupları, yasalara tabi seküler kurumlar olarak faaliyet gösteriyor. Burada devletin tüm inanç gruplarına ve seküler yaşam biçimlerine eşit mesafede durması büyük bir şans.

Ancak bu gençlerin geleceğini, geçmişin kalıplarıyla ipotek altına alamayız. Entelektüel birikim ve mutluluk, bireysel özgürlüğün sosyalleşebildiği oranda mümkündür. Gelecek umudumuz, birbirini olduğu gibi kabul eden, toleranslı ve özgür düşünen bir toplum inşa etmekte yatıyor.

Amatör Kulüplerle Süper Lig’de Top Koşturamazsınız

Gelelim madalyonun diğer yüzüne... Hollanda’da Türk nüfusunun olduğu her yerde yüzlerce vakıf, dernek ve federasyon kurduk. Milyonlarca avroluk mal varlıklarına ulaşan bu yapılar ne yazık ki "amatör yönetim kültüründen profesyonel yönetime" geçişi başaramadı. Her vakfın kendisini diğerinden üstün görme hastalığı yüzünden, ortak bir akıl ve birliktelik duygusu çok uzakta kaldı.

Amatör bir spor kulübü mantığıyla Hollanda’nın birinci futbol ligi olan *“Eredivisie”*de ya da Süper Lig'de top koşturamazsınız.

Aynı şekilde, bu vizyonsuz ve amatör dernek yönetimleriyle, post-modern Hollanda-Türk toplumunun sosyal, finansal, kültürel ve eğitimsel liderliğine talip olmak, ayakları yere basmayan bir hayalden ibarettir.

Yeni nesil kendi yolunu çiziyor. Kurumlarımızın da artık bu hıza, çevreyle ve doğayla barışık modern dünyaya ayak uydurması gerekiyor.